< Duman'ın Isparta konseri iptal
29.12.2012 - 13:42

“Komünist olmak en doğal hakkımdır!”


Sessiz çığlık: Charlie Chaplin...

 

16 Nisan 1889’da Londra’da doğan Chaplin, yoksul bir ailenin oğlu olarak dünyaya geldi. Ailesi de çeşitli gösteri sanatları ile ilgilenen Chaplin, oyunculuk yaşamının ilk yıllarında kısa filmlerde rol aldı. Kapitalizme karşı net bir şekilde komünist olduğunu dile getiren devrimci sanatçı, yaptığı filmler aracılığı ile kitlelere mücadeleyi aşılamaya çalıştı.

Şarlo’da umuda dönük yön

Chaplin, yapıtlarında hem tek tek kişiler şahsında hem de bir bütün olarak topluma en zor koşullarda bile mücadele edilebileceğini göstermiştir. Kapitalizmi ve sanayileşmeyi en iyi anlattığı film olan Modern Zamanların bitişinin “Neşelen biraz, asla ölümden bahsetme, başaracağız!” sözleri olması buna bir örnek olarak verilebilir. Büyük Diktatör filminde ise savaşın eşiğinde olan askerlere Askerler, kölelik uğruna dövüşmeyin. Özgürlük için dövüşün!” diye çağrıda bulunmuştur.

Topluma verilen umut dolu mesajlar Chaplin’in bir yönü iken diğer bir önemli vurgusu ise faşizm karşıtı tutumudur. Büyük Diktatör filminde yaptığı konuşma ile bu yönünü açıkça ortaya koymuştur. Bu yüzden ABD’de komünist olarak nitelendirilmiş ama kendisi bu nitelemenin doğru olduğunu “ulusların geleceği komünistlerin elinde” diyerek belirtmiştir.

Tüm bu yönleri ile düşünüldüğünde Charlie Chaplin günümüz sanatçılarına da yol göstermektedir. Sanatçının toplum içerisindeki ilerici-devrimci yönünün nasıl ortaya konulması gerektiğine canlı bir örnektir. Chaplin’in yaşamından öğrenilecek diğer bir yön politik sanatı kapitalist kar hırsından uzak bir biçimde yani hiç bir kar amacı gütmeksizin yapmasıdır. Bu yönü ile Chaplin’in yaşamı, devrimci-komünist sanatçılara yönelik sorulan “sanatı piyasaya açmazsanız nasıl yaşarsınız?” sorusuna verilmiş açık bir yanıttır.

Charlie Chaplin’in, büyük bir kitle tarafından bilinmeyen diğer yönü de besteci ve müzik adamı olması yönüdür. Devrimci sanatçı yaptığı filmlerin müziklerini kendisi ve Carl Davis yapmıştır. Ve bu müzikler albüm haline de getirilmiştir. Bu özellik, yani sanatçı ise sanatın, bilim insanı ise bilimin birden fazla yönü ile profesyonel olarak ilgilenebilmek Charlie Chaplin’in yaşadığı dönemin önemli özelliklerindendir. Ayrıca bir çok filminin hem senaristi hem de yönetmenidir.

Chaplin sosyalizme aittir!

Charlie Chaplin Modern Zamanlar filminde sermayenin işçi sınıfını makinalaştırmasını eleştirmişti. Filmde işçiler kendi türünün özelliklerine yabancılaşarak makinenin bir parçası haline gelmeye başlamışlardı. Bugün de yaşandığı gibi. Chaplin sermayenin, fabrikalarda işçi sınıfına yönelik saldırılarını eleştirirken Gio-Goi gibi bir tekstil sermayesi Chaplin’in resimlerini tişörtlere basarak, belki aynı, belki benzeri sömürü yöntemleri ile o tişörtleri üreterek Chaplin üzerinden rant elde etmektedirler. Sermayeye karşı olan Chaplin’den, sermaye biriktirmek için faydalanmaktadırlar.  Burjuvazinin bu ikiyüzlü tutumu diğer devrimci önderler ve sanatçılar üzerinden olduğu gibi Chaplin üzerinden de yaşanmaktadır.

Chaplin tüm yaşamı ve günümüze bütün güncelliği ile bıraktığı eserleri ile sosyalizme aittir. Bugün hala devrimciler güncel gelişmeler üzerinden O’nun eserlerini anmakta, onun eserlerini işçi ve emekçilerle buluşturmaktadır. O bugün emekçilere, emperyalist işgal gündeme geldiğinde Büyük Diktatör’ü, işçi sınıfına dönük saldırılar gündeme geldiğinde Modern Zamanlar’ı hattırlatmaktadır. Bu yönü ile Chaplin sermayenin ellerinde değil devrimcilerin mücadelelerinde yaşayacaktır, yaşatacağız. Anısı önünde saygı ile eğiliyoruz.

F. Deniz


Üste